Türkçe’deΞένες γλώσσες

Yahya (Yuhanna) peygamber

7 Ιανουαρίου 2014

Iwannis_Prodromos4Yahya’nın doğumu önceden bildiriliyor

Yahudiye kralı Hirodes zamanında, Abiya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin vardı. Harun’un soyundan olan karısının adı ise Elizabet’ti. 6Her ikisi de Tanrı’nın gözünde doğru kişilerdi, Rab’bin tüm buyruk ve kurallarına eksiksizce uyarlardı. 7Elizabet kısır olduğu için çocukları olmuyordu. Her ikisinin de yaşı ilerlemişti.
8Zekeriya, hizmet sırasının kendi bölüğünde olduğu bir gün, Tanrı’nın önünde kâhinlik görevini yerine getiriyordu. 9Kâhinlik geleneği uyarınca Rab’bin tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti. 10Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.
11Bu sırada, Rab’bin bir meleği buhur sunağının sağında dikilip Zekeriya’ya göründü. 12Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı. 13Melek ona, «Korkma, Zekeriya» dedi, «duan kabul edildi. Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak, onun adını Yahya koyacaksın. 14Sevinip coşacaksın. Birçokları da onun doğumuna sevinecek. 15O, Rab’bin gözünde büyük olacak. Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh’la dolacak. 16İsrail oğullarından birçoğunu, Tanrıları olan Rab’be döndürecek. 17Babaların yüreklerini çocuklarına döndürmek, söz dinlemeyenleri doğru kişilerin anlayışına yöneltmek ve Rab için hazırlanmış bir halk yetiştirmek üzere, İlyas’ın ruhu ve gücüyle Rab’bin önünden gidecektir.»
18Zekeriya meleğe, «Bundan nasıl emin olabilirim?» dedi. «Çünkü ben yaşlandım, karımın da yaşı ilerledi.»
19Melek ona şöyle karşılık verdi: «Ben Tanrı’nın huzurunda duran Cebrail’im. Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim. 20İşte, belirlenen zamanda yerine gelecek olan sözlerime inanmadığın için dilin tutulacak, bunların gerçekleşeceği güne dek konuşamayacaksın.»
21Zekeriya’yı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı. 22Zekeriya ise dışarı çıktığında onlarla konuşamadı.O zaman tapınakta bir görüm gördüğünü anladılar. Kendisi onlara işaretler yapıyor, ama konuşamıyordu.
23Görev süresi bitince Zekeriya evine döndü. 24Bir süre sonra karısı Elizabet gebe kaldı ve beş ay evine kapandı. 25«Bunu benim için yapan Rab’dir» dedi. «Bu günlerde benimle ilgilenerek insanlar arasındautancımı giderdi.»

 

Meryem, Elizabet’i ziyaret ediyor

39O günlerde Meryem kalkıp aceleyle dağlık bölgeye, Yahuda oymağının bir kentine gitti. 40Zekeriya’nın evine girerek Elizabet’i selamladı. 41-42Elizabet Meryem’in selamını duyunca rahmindeki çocuk hopladı. Kutsal Ruh’la dolan Elizabet, yüksek sesle şöyle dedi: «Kadınlar arasında kutsanmış bulunuyorsun, rahminin ürünü de kutsanmıştır! 43Nasıl oldu da Rabbimin annesi yanıma geldi? 44Bak, selamının sesi kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı. 45İman eden kadına ne mutlu! Çünkü Rab’bin ona söylediği sözler gerçekleşecektir.»
56Meryem, üç ay kadar Elizabet’in yanında kaldı, sonra kendi evine döndü.

 

Yahya peygamberin doğumu

57Elizabet’in doğum yapacağı vakit geldi ve bir oğul doğurdu. 58Komşularıyla akrabaları, Rab’bin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar. 59Sekizinci gün çocuğun sünneti için geldiler. Ona babası Zekeriya’nın adını vereceklerdi. 60Ama annesi, «Hayır, adı Yahya olacak» dedi.
61Ona, «Akrabaların arasında bu adı taşıyan hiç kimse yok ki» dediler.
62Bunun üzerine babasına işaretler yaparak çocuğun adını ne koymak istediğini sordular. 63Onlardan bir yazı levhası isteyen Zekeriya, «Adı Yahya’dır» diye yazdı. Herkes şaşakaldı. 64O anda Zekeriya’nın ağzı açıldı, dili çözüldü. Tanrı’yı överek konuşmaya başladı. 65Çevrede oturanların hepsi korkuya kapıldı. Bütün bu olaylar, Yahudiye’nin dağlık bölgesinin her yanında konuşulur oldu. 66Duyan herkes derin derin düşünüyor, «Bu çocuk acaba ne olacak?» diyordu. Çünkü Rab[a] onunla birlikteydi.

 

Zekeriya’nın şükran ilahisi

67Çocuğun babası Zekeriya, Kutsal Ruh’la dolarak şu peygamberlikte bulundu:

68«İsrail’in Tanrısı olan Rab’be övgüler olsun!
Çünkü halkının yardımına gelip onları fidyeyle kurtardı.
69-71Eski çağlardan beri
kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
kulu Davut’un soyundan
bizim için güçlü bir kurtarıcı[b] çıkardı;
düşmanlarımızdan,
bizden nefret edenlerin hepsinin elinden
kurtuluşumuzu sağladı.
72Böylece atalarımıza merhamet ederek
kutsal antlaşmasını anmış oldu.
73-75Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına
ve ömrümüz boyunca
kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair
atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
7677Sen de, ey çocuk,
en yüce Olan’ın peygamberi diye anılacaksın.
Rab’bin yollarını hazırlamak üzere önünden gidecek
ve O’nun halkına,
günahlarının bağışlanmasıyla kurtulacaklarını bildireceksin.
78Çünkü Tanrımızın yüreği merhamet doludur.
79O’nun merhameti sayesinde,
yücelerden doğan Güneş[c],
karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak
ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere
yardımımıza gelecektir.»

80Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.

 

Yahya Rab’bin yolunu hazırlıyor

(Mat.3:1-12; Mar.1:1-8; Yu.1:19-28)

Sezar Tiberyus’un egemenliğinin on beşinci yılıydı. Yahudiye’de Pontiyus Pilatus’un valiliği sürüyordu. Celile’de Hirodes, İtureya ve Trahonitis bölgesinde Hirodes’in kardeşi Filipus, Abilini’de de Lisanyas yönetimin başındaydı. 2Hanna ile Kayafa başkâhinlik ediyorlardı. Bu sırada Tanrı, sözünü çölde bulunan Zekeriya oğlu Yahya’ya duyurdu. 3O da Şeria nehrinin çevresindeki tüm bölgeyi dolaşarak insanları, günahlarının bağışlanması için tövbe edip vaftiz olmaya çağırdı. 4Nitekim Yeşaya peygamberin sözlerini içeren kitapta şöyle yazılmıştır:

«Çölde yükselen ses,
`Rab’bin yolunu hazırlayın,
geçeceği patikaları düzleyin’ diyor.
5`Her dere doldurulacak,
her dağ ve her tepe alçaltılacak.
Eğri yollar doğrultulacak,
engebeli yollar düzleştirilecek.
6Ve tüm insanlar
Tanrı’nın sağladığı kurtuluşu görecektir.’»

7Yahya, vaftiz olmak için kendisine akın eden kalabalıklara şöyle seslendi: «Ey engerekler soyu! Gelecek olan gazaptan kaçmanız için sizi kim uyardı? 8Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin! Kendi kendinize, `Biz İbrahim’in soyundanız’ demeye kalkmayın. Ben size şunusöyleyeyim: Tanrı, İbrahim’e şu taşlardan çocuk yaratacak güçtedir. 9Balta daha şimdiden ağaçların köküne dayanmıştır. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılacak.»
10Halk ona, «Öyleyse biz ne yapalım?» diye sordu.
11Yahya onlara, «İki mintanı olan, birini hiç mintanı olmayana versin; yiyeceği olan da bunu hiç yiyeceği olmayanla paylaşsın» cevabını verdi.
12Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek ona, «Öğretmenimiz, biz ne yapalım?» dediler.
13Yahya onlara, «Size buyrulandan daha çok vergi almayın» dedi.
14Bazı askerler de ona, «Ya biz ne yapalım?» diye sordular.
O da onlara şöyle dedi: «Kaba kuvvetle ya da yalan suçlamalarla kimseden para koparmayın, ücretinizle yetinin.»
15Halk umut içinde bekliyordu. Yahya’yla ilgili olarak herkesin aklında, «Acaba Mesih bu mu?» sorusu vardı.
16Yahya ise hepsine şöyle cevap verdi: «Ben sizi suyla vaftiz ediyorum, ama benden daha güçlü Olan geliyor. Ben O’nun çarıklarının bağını çözmeye bile layık değilim. O sizi Kutsal Ruh’la ve ateşle vaftiz edecek. 17Harman yerini temizlemek ve buğdayı toplayıp ambarına yığmak için yabası elinde hazır duruyor. Samanı ise sönmeyen ateşte yakacaktır.»
18Yahya daha başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjde’yi duyuruyordu. 19-20Ne var ki bölgenin kralı Hirodes, kardeşinin karısı Hirodiya’yla ilgili olayı ve kendi yapmış olduğu bütün kötülükleri yüzüne vuran Yahya’yı hapse attırarak tüm kötülüklerine bir yenisini ekledi.

 

İsa’nın vaftiz olması

(Mat.3:13-17; Mar.1:9-11)

21-22Bütün halk vaftiz olduktan sonra İsa da vaftiz oldu. İsa dua ederken gök açıldı ve Kutsal Ruh, bedensel bir görünüm alarak güvercin biçiminde O’nun üzerine indi. Gökten gelen bir ses de, «Sen benim sevgili Oğlumsun, senden hoşnudum» dedi.

 

İsa ve Vaftizci Yahya

(Mat.11:2-19)

18-19Yahya’nın öğrencileri, bütün bu olup bitenleri kendisine bildirdiler. Öğrencilerinden ikisini yanına çağıran Yahya, «Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?» diye sormaları için onları Rab’be gönderdi.
20Adamlar İsa’nın yanına gelince şöyle dediler: «Bizi sana Vaftizci Yahya gönderdi. `Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?’ diye soruyor.»
21Tam o sırada İsa, çeşitli hastalıklara, illetlere ve kötü ruhlara tutulmuş birçok kişiyi iyileştirdi, kör olan birçok kişinin gözlerini açtı. 22Sonra Yahya’nın öğrencilerine şöyle karşılık verdi: «Gidin, görüp işittiklerinizi Yahya’ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve Müjde yoksullara duyuruluyor. 23Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!»
24Yahya’nın gönderdiği haberciler gittikten sonra İsa, halka Yahya’dan söz etmeye başladı. «Çöle ne görmeye gittiniz?» dedi. «Rüzgârda sallanan bir kamış mı? 25Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Zarif giysilere bürünmüş bir adam mı? Oysa görkemli giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kralların saraylarında bulunur. 26Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Ve size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.

27‘Bak, habercimi senin önünden gönderiyorum;
o önden gidip senin yolunu hazırlayacak’

diye yazılmış olan sözler onunla ilgilidir. 28Size şunu söyleyeyim, kadından doğanlar arasında Yahya’dan daha üstün olanı yoktur. Bununla birlikte Tanrı’nın Egemenliğinde en küçük olan, ondan üstündür.»
29Yahya tarafından vaftiz edilmiş olan bütün halk, hatta vergi görevlileri bile bunu duyunca Tanrı’nın adil olduğunu doğruladılar. 30Oysa Yahya tarafından vaftiz edilmeye yanaşmamış olan Ferisilerle Kutsal Yasa uzmanları, Tanrı’nın kendileriyle ilgili tasarısını reddettiler.
31İsa, «Ben bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?» dedi. 32«Çarşı meydanında oturup birbirlerine,

`Size kaval çaldık, oynamadınız;
ağıt yaktık, ağlamadınız’

diye seslenen çocuklara benziyorlar. 33Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona `cinli’ diyorsunuz. 34İnsanoğlu geldiği zaman hem yedi, hem içti. Bu kez de diyorsunuz ki, `Şu obur ve ayyaş adama bakın! Vergi görevlileri ve günahkârlarla dost oldu!’ 35Ne var ki bilgelik, onu benimseyen herkes tarafından doğrulanır.»

 

Yahya`nın Öldürülmesi

(Mar.6:14-29; Luk.9:7-9)

1-2 O günlerde İsa`yla ilgili haberleri duyan bölge kralı* Hirodes, adamlarına, “Bu, Vaftizci Yahya`dır” dedi. “Ölümden dirildi. Olağanüstü güçlerin onda etkin olmasının nedeni budur.”

3 Hirodes, kardeşi Filipus`un karısı Hirodiya yüzünden Yahya`yı tutuklatmış, bağlatıp zindana attırmıştı.

4 Çünkü Yahya Hirodes`e, “O kadınla evlenmen Kutsal Yasa`ya aykırıdır” demişti.

5 Hirodes Yahya`yı öldürtmek istemiş, ama halktan korkmuştu. Çünkü halk Yahya`yı peygamber sayıyordu.

6-7 Hirodes`in doğum günü şenliği sırasında Hirodiya`nın kızı ortaya çıkıp dans etti. Bu, Hirodes`in öyle hoşuna gitti ki, ant içerek kıza ne dilerse vereceğini söyledi.

8 Kız, annesinin kışkırtmasıyla, “Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahya`nın başını ver” dedi.

9 Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü bu dileğin yerine getirilmesini buyurdu.

10 Adam gönderip zindanda Yahya`nın başını kestirdi.

11 Kesik baş tepsiyle getirilip kıza verildi, kız da bunu annesine götürdü.

12 Yahya`nın öğrencileri gelip cesedi aldılar ve gömdüler. Sonra gidip İsa`ya haber verdiler

kaynak: oodegr.com